Bir şehrin arka sokakları ile ``önde gelen sokakları” arasında ne fark vardır? Gelişmişlik ya da herhangi bir ifade ile seviye farkı, yeterince önde olmadıklarından. Yaşamın doğasında ise böyle bir ayrım olamaz. Bu ayrım sonradan yakıştırılmış ve ihmal edilmişliğin üstünü örtmek için kullanılmıştır.
Öyle ihmal edilmiştir ki o sokaklar, şehrin tüm ara sokaklarındaki hayat mücadelesi tek bir ifadede özetlenebilir. Sadece tek başına `` arka sokaklar” kelimesi bile hayatta kalma mücadelesini çarpıcı ve olayların arkasındaki dramları anlatır.
İnsanlık, her şeyden önce birbirine destek olmak demek ve ancak vatandaşlarına en uç noktalara kadar hizmet götürebilen yönetimler ile bu kavramın yaşaması mümkün. Sürekli mutluluk, insanlığa hizmet etmekte yatar.
Bir şehri yaşanılır kılan birbirine sahip çıkan, çalışkan insanlardır. Bu insanların çoğu arka sokaklardan gelip, caddelerde çalışırlar. Şehrin önde gelenleri de hep ana caddelerdedir.
Şehrin arka sokaklarında
Açılır gökyüzünün sırlı perdesi
Süslü bir kuş konar koluma
Kanatlarında bin nakış izi.
Simsiyah yolların birleştiği yerde
Dalgındır dev saat kulesi
gölgeler çöker üzerine
akrebin sırtında zamanın sisi..
kalabalığın sırtında
şehrin nemli ve tüberküloz nefesi
hep yükselir isyanlar kanında
kırılır melankolinin efsunlu sesi.
Bu yüzden şehir küskündür bana
Aklında yüreğimin kini
Çileli mızrap gibi vurur canıma
Ruhuma saltanat sunar yalnızlığın dini..
İbrahim Zarifoğlu
Haber: Rasim Turna













